Shakespeare Hakkında Bildiklerimiz

William Shakespeare hakkındaki komplo teorilerinin haddi hesabı yok. Shakespear’in aslında bir kadın hem de Kraliçe I. Elizabeth olduğunu iddia edenler olduğu gibi, onun gizli bir Müslüman ve isminin aslında Şeyh Pir olduğunu iddia edenler de vardır. Diğer yandan bazıları Shakespeare’in eşcinsel olduğunu düşünürken diğer bazıları da aslında tarihte Shakespeare diye birisinin hiç yaşamadığı görüşünü benimserler.

Peki bir kişi hakkında birbirinden bağımsız bunca farklı iddia olması o kişi hakkında çok fazla bilgiye sahip olduğumuzdan mı yoksa olmadığımızdan mı kaynaklanıyor?

Prof. Dr. Mina Urgan, İngiliz Edebiyat Tarihi isimli eserinde şöyle diyor:

Neredeyse üç yüzyıldan beri Shakespeare üzerine binlerce kitap yazıldığı halde, onun yaşamı konusunda kesinlikle bildiklerimiz bir tek sayfaya sığabilir: 1564’te Stratford-upon-Avon kasabasında dünyaya geldiğini; henüz on sekiz yaşındayken Anne Hathaway ile evlendiğini; biri küçükken ölen üç çocuğu olduğunu; otuz dört yaşına basmadan önce altı tragedya ve altı komedya yazdığını; Globe Tiyatrosu’na bağlı bir oyuncu topluluğunda aktör ve yazar olarak çalıştığını; bir hayli para kazanıp, doğduğu kasabada ev ve toprak satın aldığını; 1616’da bu kasabada öldüğünü kesinlikle biliyoruz. Bunların dışında Shakespeare’in yaşamı konusunda yazılanlar, birer varsayımdan başka bir şey değildir aslında. Bu varsayımların bazıları garip olduğu kadar da saçmadır. Hatta Shakespeare’in oyunlarını yazanın, kendisi değil de bu adı kullanan başka biri, örneğin Francis Bacon ya da Christopher Marlowe, olduğu bile ileri sürülmüştür. Bunları uyduranların ya bilgisiz, ya şarlatan ya da dengesi bozuk kişiler olduğunu kabul etmek zorundayız. Çünkü Shakespeare’in yaşamı üzerine bilgimiz çok sınırlı olmakla birlikte, adını taşıyan oyunları kendisinin yazdığı kuşku götürmez bir kesinlikle kanıtlanmıştır.

Yine Prof. Dr. Mina Urgan, Shakespeare incelemesinde şöyle diyor:

Shakespeare’in yaşamı ve kişiliği konusunda bildiklerimiz son derece sınırlıdır. Bilmediklerimizinse haddi hesabı yoktur. Çocukluğunun nasıl geçtiğini bilmiyoruz; nerede okuduğunu tam olarak bilmiyoruz; hangi koşullar altında evlendiğini ve evliliğinin mutlu geçip geçmediğini bilmiyoruz; doğduğu kasabadan niçin ve tam hangi tarihte ayrıldığını bilmiyoruz; Londra’daki özel yaşantısını bilmiyoruz; tiyatroya ne zaman ve nasıl girdiğini bilmiyoruz; dinsel inançlarını, yani Katolik mi, yoksa Protestan mı olduğunu bilmiyoruz; 52 yaşına kadar yaşadığı halde, 48 yaşından sonra neden yazmadığını bilmiyoruz; hangi hastalıktan öldüğünü bilmiyoruz; yüzünü ve biçimini bilmiyoruz; elimizde bir tek yazması ya da mektubu bulunmadığı için elyazısını bilmiyoruz; şunu bilmiyoruz, bunu bilmiyoruz…

Meselenin özeti: “İlim bir nokta idi, cahiller onu çoğalttı.”

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir