Ne Yazayım Abime?

Haberler kötü! Söylenenler doğruysa parayla tez yazımında dünya üçüncüsüymüşüz. Deutsche Welle Türkçe’den Tunca Öğreten’in aktardığı bilgiye göre, Türkiye’de son yıllarda yüksek lisans ve doktora öğrencileri için para karşılığı tez yazma büyük bir pazara dönüşmüş durumda. İnternet ortamındaki akademik forumlarda yapılan kısa bir araştırma yaklaşık 50 büyük işletmenin piyasada faaliyet gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu şirketler, üç bin ile 20 bin lira arasındaki ücretlerle ayda ortalama 20 tez hazırladıklarını söylüyor. Bu da piyasanın yılda yaklaşık 150 milyon liralık bir hacme ulaştığını gösteriyor.

“Parayla tez” mevzusunun nasıl ortaya çıktığını bilmiyorum; ancak az çok tahmin edebiliyorum. “Tez Danışmanlık Hizmetleri” sunan işletmeler çok büyük ihtimalle ilk zamanlar yüksek lisans veya doktora tezi yazacak kimselere sadece yardımcı olmak, rehberlik etmek için yola çıkmışlardır; fakat bir süre sonra işbu yardımcı olma hususu farklı bir boyuta doğru evrilmiş, söz konusu işletmeler akademisyen adayı olacak kişinin tezini baştan sona yazmak gibi bir işin içine girerek bu sefer ciddi anlamda yoldan çıkmışlardır.

Çürümüşlüğün boyutunu görmek ister misiniz?

Parayla tez yazımını; “Fatura kesip vergi veriyorum. İllegal değil, etik dışıdır” diyerek özetleyen işletme yetkilisine, para verip hazırlatacağımız tezin jüri tarafından anlaşılıp anlaşılamayacağını da soruyoruz ve şu yanıtı alıyoruz: “Ben de jüride bulunuyorum ve genellikle eleştiren taraf rolünü üstleniyorum. Jüride danışman hocanın arkadaşları olur. Birisi çıkar, danışman tezi savunur, diğeri de pasta yemek için oradadır.”

“Ne yazayım abime?” derken bile; “Ne vereyim ablama?” diyen pazar esnafından bir anlamda intihal yapan kimselerin insanları parayla tez yazdırmaya teşvik kabilinden söyledikleri şeyler bir yandan insanı güldürürken (hatta gülmekten öldürürken) diğer yandan; “Acaba biz hangi ara bu kadar çürüdük?” diye düşündürüyor.

Yüksek lisans ya da doktora tezi yazmak istiyorsun; ancak bunun için zamanın mı yok? Ya da yoğun mesai saatleri yüksek lisans veya doktora tezi yazmana müsaade mi etmiyor? Tez danışmanının kaprisini çekmeden tezini yazıp bitirmek mi istiyorsun? O halde kendi tezini kendin yazarak hem o değerli vaktini harcayıp hem de kendine neden işkence ediyorsun?

Biraz amiyane olacak; ama kusura bakmazsınız umarım: Her kuşu tuttun, baykuş kaldı. Vaktin yoksa doktora tezi de yazmayıver! Yazmak zorunda mısın? Askerden kaçmak için artık yüksek lisans ya da doktoraya başlamana da gerek yok. Bedelli diye bir şey var, değil mi? Akademideki intihaller yetmiyormuş gibi (ki bu da bir tür intihal) bir de siz çıktınız başımıza! Baştan sona başkasının yazdığı bir tezi nasıl sahipleneceksiniz Allah aşkına? Azıcık olsun utanmıyor musunuz?

“Tez Danışmanlık Hizmetleri” adı altında faaliyet sürdüren işletmeler etik dışı bu işi normalleştirme çabalarına sakın kanmayın. Bu konuyu araştırırken Twitter’da denk geldi. Akademisyen Engin Arık bakın ne diyor:

İyi bir üniversitede parayla doktora yapılmaz. Parasını verseniz de liyakatınız yoksa doktoraya kabul etmezler. Parayla tez yazdırıp kabul ettiremezsiniz; çünkü yüksek lisans – doktora sadece tezden ibaret değildir, hocanızla/hocalarınızla zaten -tabir uygunsa- kucak kucağa tez yazarsınız. Hoca(ları)nız sadece tez sürecini değil baştan sona eğitim sürecinizi takip eder. Neyi yapıp yapamayacağınızı, neyi nasıl yaptığınızı, eksikliklerinizi bilir. Doktora sürecinde zaten tez konunuzda (iyi) konferans sunuşları, makale vs yazmışsınızdır. Zombi gibi olmuşsunuzdur. (İyi bir) doktora uzaktan, online, arada bir üniversiteye uğrayarak yapıl(a)maz, mümkün değil. Doktora bir süreçtir. Yaz – kış kampüste kalmanız gerekir. Yeri geldiğinde 7/24 lab/kütüphane/çalışma ortamından çık(a)mazsınız.

“Parayla tez yazımı sonuçtur. Sorun ‘ahlak’tır.” diyen kişiye de katılmamak mümkün değil.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir