İslamofobi

Yeni Şafak’ta yer alan habere göre; “Yeni Zelanda’nın ChristChurch kentindeki iki camiye, cuma namazı esnasında düzenlenen İslamofobik saldırı sonucunda 49 kişi şehit oldu. Saldırganın vahşeti sosyal medya üzerinden canlı olarak paylaştığı ortaya çıktı. Yeni Zelanda polisi, şu ana kadar 1’i kadın 4 kişinin gözaltına alındığını; ülkedeki tüm camilerin kapatılması için gerekli ikazın yapıldığını söyledi.” Gerçekten de insanın kanını donduran, canını sıkan ve fazlasıyla da acıtan bir haber!

Yeni Zelanda’daki menfur saldırı sonrası Muhammed Takî Osmânî Twitter’dan Yeni Zelanda’daki alçakça eylemi gerçekleştiren teröristin silah analizini paylaştı ve şöyle dedi: “Bu silah olayın Hıristiyan fanatizmi olduğunu açıkça gösteriyor; fakat terörü Müslümanlarla ilişkilendiren medya söz konusu saldırıyı Hıristiyan fanatizmi olarak adlandıramıyor.” Muhammed Takî Osmânî gibi düşünmeyenler de var. Yıldıray Oğur bunlardan biri. Köşesinde şöyle diyor: “Batılı şehirlerdeki IŞİD katliamlarından sonra, Trump, Murdoch ve benzer aşırı sağ çevrelerin bizi çok rahatsız eden “İslami terörizm” adlandırmasına karşı nazire yaparak bu saldırıya “Hristiyan terörizmi” demek de aynı tuzağa düşmek, onlarla aynı yerde buluşmak anlamına gelir.” Dinlerin terör ile ilişkilendirilmesini doğru bulmayan birisi olarak aklıma şöyle bir soru geldi: Yeni Zelanda’daki terör saldırısını bizler “Hıristiyan terörizmi” olarak adlandırmadık diye Batı “İslami terörizm” terkibini rafa mı kaldıracak?

Yeni Zelanda’daki terör saldırısını İslamofobik olarak nitelendirmek ne derece doğru? Bu bağlamda Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Osman Güman hocanın Facebook üzerinden yaptığı şu paylaşımı son derece yerinde buluyorum:

Yeni Zelanda’daki hâdise ve benzeri İslam’a ve Müslümanlara yönelik terör ve saldırı gibi şiddet eylemlerini İslamofobi olarak nitelemek çok hafif kalıyor. Fobi, bitiştiği kelimenin ifade ettiği varlığa karşı engellenemez bir korkuyu, tekinsizlik halini ifade eder. Birinde örümcek fobisi olduğunu söylemek, şahsın gördüğü her örümceğe şiddet uygulamasını değil; örümcek görünce kaçacak delik aramasını ifade eder. Müslüman biriyle iletişim kurmaktan çekinen, endişe duyan bir kimse hakkında İslamofobi’den bahsetmek mümkün ise de bu aşamayı geçip her vesile ile İslam’a ve Müslümana karşı nefretini kusan ve fırsatını bulunca planlı veya plansız şiddet uygulamaktan çekinmeyen kişi için bu tabirin kullanılması hiç isabetli değil. Yeni Zelanda’daki terör eyleminin İslamofobi üzerinden değerlendirilmesi konunun pek de farkında olunmadığının göstergesidir. Bu olay, apaçık lânetlenmesi gereken bir terör eylemidir ve Batı ülkeleri için bir samimiyet testi ve turnusol kağıdıdır. Aklî dengesini yitirmiş birinin bireysel bir saldırısı olarak değerlendirirlerse uzun vadede kendileri kaybederler. Çünkü gerek hazırladıkları kapsamlı bildiri ve gerekse saldırıyı bilgisayar oyununu andırır şekilde kamera ile kayıt altına alıp yayınlamaları ve eş zamanlı olarak iki camiye birden saldırı düzenlemeleri saldırının tasarlanarak ve organize bir şekilde işlendiğinin apaçık kanıtıdır.

Hain saldırıda şehid olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir