Hele Bir Sor Niye?

Amiyane tabirle; “Eşeğin aklına karpuz kapuğu düşürmek” gibi olmasın; ama Hanefî mezhebine göre velisiz nikâh caiz. Hanefîler rivayetine aykırı amel eden sahabinin rivayetini değil, amelini esas alır. Bir örnek üzerinden anlatırsam mesele daha iyi anlaşılacaktır. Hz. Âişe, Efendimizin (s) üç defa; “Velisi tarafından nikahlanmayan bir kadının nikahı bâtıldır” dediğini rivayet etmiştir. Ancak şu var ki Muvatta’da rivayet edildiği üzere Hz. Âişe bu haberle kendisi amel etmemiş ve kardeşi Abdurrahman’ın kızını ondan izin almaksızın evlendirmiştir. Son dönem Osmanlı ulemâsından Muhammed Zâhid Kevserî’nin de dediği gibi: “Ravinin kendi hadisiyle ameli terki, selefin pek çok tenkidçilerine göre yaralayıcı bir illettir.” Velisiz nikâh oldukça teknik bir mesele olduğu için bu kadarı yeterli.

Kendisinden çokça istifade ettiğim bir hocamız velisiz nikâh meselesine dair şöyle diyor:

Özellikle İmam Ebu Hanife günümüzde daha çok istismar edilmektedir. Evlerinden ayrılıp üniversiteye gelen veya orta öğretim kurumlarında cinselliği keşfeden dindar ailelerin dindar kızları (!) “Nikâh yapabilmek için iki tarafla beraber iki şahit yeterlidir” hükmünce parklarda, kantinlerde ve öğrenci oturumlarında nikâhlarını (!) kıymaktadırlar. Modern gençlerin nikâha inanmadan işledikleri suçu, diğerleri de özenerek ama dindarca (!) hesabına uydurarak işlemektedirler. Kitabına uydurarak diyemiyorum; çünkü yapılan işin Kitap’la ve Sünnet’le bir ilgisi yoktur.

Kendisi de Hanefî olan bir kişinin İmam Ebu Hanife’nin Kur’an ve sünnetten hareketle verdiği hükme göre amel eden kişilerin yaptığı işin Kur’an ve sünnet ile ilgisi olmadığını söylemesi hakikaten şaşırtıcı. Velisiz nikâhı tasvip etmeyebilirsiniz; ancak mezhep imamının bu ictihadı ile amel eden kişileri bu şekilde itham etmek doğru olmasa gerek. Hanefî olduğu halde günümüzde velisiz nikâha karşı çıkanların bu ictihadın hangi şartlar altında uygulanabileceğine dair de söyleyecekleri bir şeyler olması lazım değil mi?

Gençleri velisiz nikâha teşvik etmek gibi bir niyetim yok. Bunu baştan belirteyim; ancak şu da bir gerçek ki Hanefî mezhebine mensup olduğu halde velisiz nikâhın caiz olmayacağını dillendiren hocalarımızın ıskaladığı bir nokta var: Bu gençler neden böyle bir şeye tenezzül ediyorlar? Bu gençlerin aileleri; “Gel evlâdım seni hemen evereyim” dediler de bu gençler ebeveynlerinin bu teklifini geri çekirip gizli saklı nikâh kıymayı mı tercih ettiler? Hiç sanmıyorum. Aklı başında bir kimse böyle bir işe kalkışmaz. O halde bu gençlerin derdi ne? Velisiz nikâh kıyanları itham eden hocalarımız bu gençlerle bir araya gelip bu meseleyi hiç irdelemişler midir? Ya da bu hocalarımızın; “Önce okul, sonra askerlik, sonra iş, belki sonra evlilik” diyerek bin dereden su getiren aileleri ikna etmek noktasında herhangi bir gayretleri olmuş mudur? Belki biraz sert olacak; ama bu hocalarımıza oturdukları yerden ahkâm kesmek kolay geliyor.

Sözüm gençlerin arasına karışıp dertleriyle dertlenmek yerine masabaşı tenkitçilerine!

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir