Gıybetin “İslâmî”si Olur Mu?

Bir şeyin “İslâmî” olması ne demektir? Bu öyle gelişigüzel cevaplanabilecek bir soru değil aslında. İşin felsefesine kaçmadan müsaadenizle iki kelâm etmek istedim. Bir şey başına “İslâmî” kelimesini aldığında artık o şeyin meşru olduğunu düşünüyoruz. Sözgelimi İslâmî otel, İslâmî evlilik sitesi tarzı şeyler var. Hatta “İslâmî Feminizm” diye bir şey bile var. Bir şey hem feminizm olacak hem de İslâmî olacak? Olacak şey mi? Bence değil! Neyse burayı daha fazla kurcalamadan geçelim.

Başıma bir iş gelmeyecekse şöyle bir soru sormak istiyorum: Peki gıybetin veya dedikodunun “İslâmî”si olur mu? “Böyle saçma soru mu olur?” diye düşünebilir ve bana kızabilirsiniz. “Feminizm dediğimiz şeyin İslâmî’si olmayacağı gibi gıybet ve dedikodunun da İslâmî olanı olmaz” diye düşünebilirsiniz. Haksız da sayılmazsınız. Bilirim ki gıybet bizim inancımızda ölmüş bir din kardeşinin etini yemek kadar iğrenç bir şey. Haram olduğu aşikâr olan böylesine gayr-i ahlâkî bir şeyin “İslâmî”si nasıl olsun?

Açık konuşmak gerekirse; “Gıybetin “İslâmî”si Olur Mu?” sorusu insanın sinir uçlarına dokunuyor. Farkındayım; ancak bilmenizi isterim ki bu durduk yere sorulmuş bir soru değil. “Bizim mahalle”nin sosyal medyadaki ahvâline bir bakın Allah aşkına! Ne görüyorsunuz? Siz yorulmayın efendim. Ne gördüğümüzü ben size resmetmeye çalışayım: Bir yığın dedikodu! Falan hoca sohbetinde filan hocaya laf çakmış, öteki hoca berikine reddiye yapmış ve eserlerinin okunmaması gerektiğini söylemiş, bilmem ne adlı WhatsApp grubunda falanca hoca hakkında şöyle hüküm verilmiş, bir diğeri öbürünün sapkın görüşlerini deşifre etmiş, ilâ âhir… İslâmî gıybet dediğim şey aslında tam olarak bu.

Gazzâlî İḥyâ’da; zulüm, haksızlık, fesatçılık, ahlâksızlık gibi tutum ve davranışları hayat tarzı haline getirmiş kimseleri kınamak maksadıyla bunların aleyhinde konuşmanın meşrû olduğu ve gıybet kategorisine girmeyeceğini söylemiştir ki elhak doğrudur. Gazzâlî’nin bahsini ettiği meselede bariz bir maslahat söz konusu. Sorarım size: Hocaların dedikodusunu yapan bizler bugüne kadar ne gibi bir fayda elde ettik? Bal gibi de dedikodu yapıyoruz; fakat bununla yetinmiyoruz. Yaptığımızı İslâmî addetme gibi daha büyük bir cürüm işliyoruz. Bırakalım ilim adamları birbirlerinin görüşlerini tartışsınlar, tenkit etsinler, birbirlerine reddiye yazsınlar. Bunlar olsun da bize ne oluyor? Kraldan çok kralcılık niye? 

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir