Fetih İşgal Değildir

İstanbul’un fethinin aslında fetih değil de işgal olduğunu söyleyen kimseler genellikle fetih öncesi siyasî durumu gözardı ediyorlar. “Zulüm 1453’te başladı” diyen bu kimselerin zihin dünyasında manzara şu şekilde: Her şey güllük gülistanlık. Bizans etliye sütlüye kesinlikle karışmıyor. Osmanlı “barbar” bir şekilde gelip İstanbul’u işgal ediyor. (Bize göre fetih, onlara göre işgal.) Peki mesele gerçekten de iddia edildiği gibi mi? Fatih Sultan Mehmed Han ortada hiçbir gerekçe yokken dağdan gelip bağdakini mi kovdu? Bu sorunun cevabını verebilmek için fetih üzerine öyle onlarca kitap, makale okumak gerekmiyor. İstanbul’un fethinin nedenlerine kısaca göz gezdiren herkes iddiaların ne kadar çürük olduğunu hemen anlayabilir. Fethin nedenlerinden birkaçı şu şekilde:

a) Bizans’ın Osmanlı şehzadelerini kışkırtarak Osmanlı Devleti’nde taht kavgalarına neden olması

b) Bizans’ın Anadolu beyliklerini Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtarak Anadolu’daki Türk birliğini bozmaya çalışması

c) Bizans’ın, Osmanlı Devleti’nin Rumeli’deki ilerlemesine ve büyümesine engel olması

d) Bizans’ın, Avrupa-Hristiyan dünyasını kışkırtıp Haçlı Seferleri’ne zemin hazırlaması

İstanbul’un fethini işgal olarak takdim eden kişiler İstanbul’un fethi sırasında öldürülen insanlardan hareketle böyle bir iddia ortaya atıyorlar; ancak bir çağı kapatıp yeni bir çağı başlatan böylesine büyük bir hâdisede kaç kişinin hayatını kaybettiğine dair tarihî bir veri de ortaya koyamıyorlar. Kaldı ki İstanbul’un fethinin hiçbir insanın hayatını kaybetmeden gerçekleştirilebileceğini düşünmenin ütopik olduğu ise gayet açık. Önemli olan husus ise fetih sırasında sivil halka zarar verilip verilmediğinin tespit edilmesidir. “Başımızda kardinal külahı görmektense, Osmanlı sarığı görmeyi arzu ederiz.” sözü aslında çok şey anlatıyor.

Yusuf Kaplan’dan bir alıntı ile yazımı noktalamak istiyorum:

İstanbul’un fethi, surlar dövülürse, gerçekleşebilecekti. Ama önemli bir sorun, hayatî bir engel vardı: Surlarda yoğun bir sivil nüfus yaşıyordu. Şeyhülislam, fetvayı vermedi Sultan Mehmed’e: “Bu surları dövemezsin! Masum sivilleri öldüremezsin! Başta bir yol bul!” dedi. Fatih, gemileri, karadan yürütme fikrini işte bundan sonra geliştirdi. Osmanlı bu, işte!

Yusuf Kaplan

Yeni Şafak, 30 Mayıs 2016
Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir