“Benim İngilizce Öğrenmem Gerek”

Askerde pek çok kişiyle tanışma ve görüşme imkânım oldu. Sivil hayatta hasbihâl ettiğim insanlardan çok daha fazlasını askerlik vesilesiyle tanıdığımı söyleyebilirim. Askeriye veya sivil hayat fark etmez, İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu olduğumu öğrenen neredeyse herkes “Benim İngilizce öğrenmem gerek” diyerek meramını anlatamaya başlıyordu. Görebildiğim kadarıyla “Benim İngilizce ile işim olmaz’” diyen tek kişiye rastlamadım. Aksine kimle muhabbet etsem, İngilizce öğrenmesi gerektiğini söylüyordu ve doğal olarak İngilizce öğrenimi ile alakalı benden öneri ve tavsiye bekliyordu. Herkese aynı şeyleri anlatmaktan bıktım usandım. Sonunda düşüncelerimi yazıya dökmek suretiyle insanların suallerine cevap vermenin daha faydalı ve zahmetsiz olacağına kanaat getirdim. İçimi dökmeye başlayayım müsaadenizle…

En başta şu sorunun cevabını netleştirelim: Herhangi bir dili öğrenmekten kasıt tam manasıyla nedir? Yani falan kişi “Ben İngilizce’yi biliyorum, Arapça’yı biliyorum, Fransızca’yı biliyorum” dediğinde ne anlamamız gerekiyor? “Öğrenmek var, öğrenmek var” derler ya işte onu kastediyorum. Öyle bir durumla karşı karşıyayız ki, birkaç İngilizce kelimenin anlamını bilen ve çat pat Google Translate kullanan ortalama bir insan, neredeyse anadili gibi İngilizce bildiğini iddia edecek hale geldi. Bu uç bir örnek belki; ama Türkiye’de İngilizce bildiğini iddia edenlerin ekserîsinin bilmenin ve öğrenmenin manasını tam anlamıyla idrak edebildiklerini düşünmüyorum. “İngilizce’yi artık herkes biliyor” diye saçma sapan bir lâkırdı da günümüzde hayli revaçta. İngilizce’yi artık herkesin bildiğini düşünen bir vatandaşla meseleyi uzun uzadıya konuşmak isterim. Bu vesile ile bu isteğimi de dile getirmiş ve duyurmuş olayım…

Demek ki neymiş? Öncelikle herhangi bir dili bilmekten ve öğrenmekten kastın tam olarak ne olduğunu bilecek ve öğrenecekmişiz. Bunca yıldır İngilizce eğitimi almama ve kendimi bu alanda sürekli geliştirmeye çalışmama rağmen hâlâ “Ben İngilizce’yi hallettim” diyemiyorsam, biraz haddinizi bilmeniz gerekir değil mi? Mezkûr sorunu hallettiyseniz ikinci hususa geçelim. “Benim İngilizce öğrenmem gerek” diyen kişi, İngilizce’yi neden öğrenmesi gerektiğine adam akıllı karar vermeli. İngilizce’yi öğrenmek istemenizin altında yatan sebep sınavdan geçer not almak mı, turistlerle konuşmak mı, dinlediğiniz şarkıyı anlamak mı, kitap okumak mı, çeviri yapmak mı? Bana göre bir dilde doğru düzgün bir şekilde çeviri yapabilecek düzeye gelen bir kimse, o dili öğrenme noktasında ciddi mesafe kat etmiş demektir. Yoksa sınavdan geçer not almak için, turistlerle havadan sudan sohbet edebilmek için İngilizce öğrenmeniz gerekmez. Başka bir ifadeyle, YDS’den geçer not almanız veya yabancılarla iki kelâm edebilmeniz İngilizce’yi bildiğiniz manasına gelmez. İngilizce’yi öğrenmesi gerektiğini düşünenler uzun bir yolculuğa hazır olsunlar. Tabi göze alabilirlerse. Nitekim dil nankördür, tekrar edilmezse unutulup gider.

İngilizce’yi neden öğrenmek istediğinize karar verin dedim; çünkü İngilizce öğrenme sebebinize göre tavsiyelerim değişiklik arz edecektir. Amacı sadece İngilizce bilen yabancılarla konuşmak olan insana tavsiyem ile sınavlara hazırlananlara tavsiyem elbette bir olmayacaktır. Yani dil sınavlarına hazırlanan bir kimseye kalkıp da konuşma ve dinleme merkezli bir dil kursu tavsiyesinde bulunamam. Ama şunu söyleyebilirim: İngilizce’yi hangi amaçla öğrenmek istiyorsanız isteyin, kelime hazinenizi geliştirmeniz şart. Konuşabilmek için de, yazabilmek için de, okuyabilmek için de kelime hazinenizin zengin olması gerekiyor. İngilizce kelime bilginiz sıfır ise, kusura bakmayın ama İngilizceniz de sıfır demektir. Unutmadan bir de şu meseleye temas edeyim: ‘3 Günde İngilizce’, ‘5 Günde İngilizce’, ‘Uyurken İngilizce’ gibi bir takım programlar olduğunu duydum. Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyup söyleyin. Uyurken İngilizce öğrenilebileceğine inananlar ve İngilizce’nin uyurken de öğrenilebileceğini düşünenler, uyanıkken İngilizce’yi öğrenemeyenlerden başka kimler olabilir ki? Peki, bu tür programların hiç mi faydası olmaz? Olmaz olur mu canım; böyle programların sizi götürebileceği maksimum yer ‘Me Tarzan, you Jane’den biraz ilerisidir. Tabi işinize yararsa…

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir