“Adamlar Kara Deliği Buldu, Bizimkiler…”

Bilimsel gelişmeleri yakından takip ettiğim söylenemez. Hiçbir zaman böyle biri olmadım. Belki de olamamışımdır. Haberlerde ve özellikle de Twitter’da kara delik ile ilgili paylaşımları görünce; “Neymiş bu kara delik?” diyerek haberin içeriğine daldım. Kara deliğin gündem olmasının sebebi gökbilimcilerin, uzak bir galaksinin merkezinde yer alan süper kütleli kara deliğin ilk kez fotoğrafını çekmeleri imiş. Birkaç gün önce ilk kez fotoğrafı çekilen kara deliğe, Hawaii dilinde “Derin, süslü karanlık oluşum” anlamına gelen “Powehi” adı verildi. Ne diyelim? Hayırlı, uğurlu olsun.

Ne zaman buna benzer bilimsel bir gelişme yaşansa memleketimizdeki manzara hep aynı. Bizim pek bilimsever insanımız başlıyor ah ü vah etmeye. Bu yakınma ve sızlanmaların ardı arkası da kesilmiyor. “Adamlar kara deliği buldu, bizimkiler hâlâ bla bla…” Biri de çıkmış diyor ki: “Biz, sarık sarmanın faziletini konuşurken, kara delik fotoğrafı yayınlandı.” İslâm âlimlerinin sarık sarmanın fazileti üzerine konuşmaları kadar normal ne olabilir? Bu nasıl bir kafa yapısı gerçekten anlayamıyorum. Müslüman ilim adamlarının İslâmî meselelerle ilgileniyor olmasını küçümseyenler acaba kendileri ne yaptılar da konuşuyorlar? Kara deliğin fotoğrafını çekmeye çalıştılar da ulemâ heyeti mi engel oldu? Birilerine göre de ulemâ bilimsel gelişmelere karşı olduğu için bizde bilim gelişmemiş. Ulemâ bilimsel gelişmelere neden karşı olsun? Velev ki oldu diyelim. Ulemânın hangi sözünü dinliyoruz ki bilimsel gelişmeler noktasında ulemâyı dikkate alalım? Bu tür iddiaları dile getirenleri anlamak gerçekten de mümkün değil.

Üstâd Muhammed Takî Osmânî (hafizahullah) ne güzel diyor: 

“İngilizlerin Hint Alt Kıtası’nda uygulamak üzere getirdikleri kendi eğitim sistemleri Müslümanların zengin tarihlerini ve geleneklerini yok etti. Bu sistem, farz-ı ayn bilgilerden dahi mahrum Müslümanlar, terakkinin ancak Batı’ya bakarak mümkün olabileceğini düşünen bireyler üretti.  Bu eğitim sisteminden mezun olduktan sonra doktorasını yapıp profesör olan bazı kimselerin bizim gibi ilim talebelerini Kur’an, sünnet ve fıkıhta önemli bir yeri olan ictihad kapısını kapatmakla suçladıklarını ve eleştirdiklerini görmek üzücü. Hâlbuki bilim, teknoloji, matematik gibi ictihad kapısının sonuna kadar açık olduğu pek çok alan var ve bu alanlarda kimse ictihad kapısını kapatmadı. Bizi eleştirenler neden mesela tıp sahasında ictihad edecek müctehidler yetiştir(e)medi? Ya da astronomi alanına katkı sağlamadı?  Bu bahsettiğim alanların kapıları ictihad edecek kimseler için ardına kadar açık. Bu alanlarda ictihad edip katkı sağlamadıkları gibi ulemânın ictihad kapısını kapatmasından dert yandılar.

Birkaç gün önce bana gönderilen bir videoda hocanın birine şu soru soruluyor: “Ulemânın katkıları mâlum; ancak ulemâ içerisinden neden bir bilim adamı, doktor ya da mucit çıkmadı? Bu konuda ne söylemek istersiniz?” Ey Allah’ın kulu! Bu soruyu kendine sorman gerekir. İçinde bulunduğun eğitim sisteminde bugüne dek yeni bir şey icat eden bir müctehid çıktı mı? Bu sistemde ictihad kapısı kapalı; ancak ne zaman İngilizler bir şey söylese insanlar sorgulamadan körü körüne kabul ediyor. Batı bir şeyin zararlı olduğunu söylediğinde o şey zararlı, yararlı olduğunu söylediğinde ise yararlı kabul ediliyor. Birkaç yıl boyunca, yumurta sarısının kolesterolü artırdığı ve bu nedenle de vücut için zararlı olduğu söylendi; ama şimdi aniden tüm doktorlar yumurta sarısının tüketilmesinin iyi olduğunu ve zararı olmadığını söylüyor. Neden? Çünkü Batı, tüketmenin iyi olduğunu söyledi. Bu yüzden siz de bunun doğru olduğunu kabul ettiniz. Topraklarımızda bol miktarda bitki var. Neden onların tıbbi kullanımını bulmak için hiç araştırma yapmadınız? Peygamberimiz (s) kara kimyonun yararlarından bahsetmişti. Bunun üzerine neden hiç araştırma yapmadınız? Burada ictihad kapıları kapalı; ancak siz bunun yerine ulemânın Kur’an ve sünnette ictihad yapmasını talep ediyorsunuz. Bizi bu aşamaya getiren bu köleleştirme sistemidir.”

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir